Haşere haritası ve haşere biyolojisi hakkındaki bilgilere buradan ulaşabilirsiniz
  Son yıllarda daha sıkça duyulmaya başlayan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi
  Haşerelere karşı ilaçlama esasları hakkındaki yönetmelik gereği hizmet vermekteyiz.
 

  HAŞERE BİYOLOJİSİ GERİ



...ALMAN HAMAMBÖCEĞİ  ( Blatelle germanica)

 


0.5-1 cm boyunda, kahveregi, en hızlı üreyen hamam böceğidir. Bıraktığı bir pakette 40-48 civarında yumurta vardır. Bir dişi yılda 30.000'i bulan sayıya ulaşabilir, ömrü bir yıldır. Kuru ve sıcak yerleri sevdiği için halk arasında KALORİFER BÖCEĞİ de denir. Çok pistirler ve her şeyi yerler. Her pisliği, mikrobu taşır ve bulaştırırlar. Gıda, su ve sıcağa ihtiyacından dolayı insan olan her yerde aktiftir.

Evlerde ilk yerleşeceği yer mutfak ve banyolardır. Hemen hemen bütün zamanını yuvalarında, delik ve çatlaklarda saklanarak geçirirler, karanlığı sever ve geceleri aktiftirler, çok dayanıklıdırlar, ilaçlara çok çabuk direnç kazanırlar. Binada 10 kat Başa Dönya bir gecede çıkabilirler. Marketten ufak bir poşet içinde veya bir yumurta paketinde evinize gelebilir. "Dizanteri, gıda zehirlenmeleri, Verem, Gastroenteritis, Antrax, Pnomoni, Hepatit, Mantar hastalıkları, Astım, allerjik reaksiyon gibi çeşitli hastalık mikroplarını taşır ve bulaştırırlar."



...AMERİKAN HAMAMBÖCEĞİ  (Periplanata  americana)

 

Erginleri ortalama 2-3 cm boyunda kanatlı kırmızımsı kahve renginde en büyük hamam böceği türüdür. Bütün insanların yediği ve yemediği her şeyi yerler, kağıda kadar. İçinde 14–16 yumurta bulunan paket yaparak her mevsim ürerler.

Genelde toplu koloniler halinde yaşarlar, 15 ay kadar ömrü vardır. Nemli, sıcak ve pis yerleri severler kanalizasyon, kazan dairesi, depo, bodrum, toprak altı galerileri ambalaj içleri gibi yerleri istila ederler. Genelde endüstriyel işletmelerde çok görülürler.



...DOĞU HAMAMBÖCEĞİ  (Blatta oriantalis)

 


1–1,5 cm uzunluğunda parlak siyah renklidir. Erkeklerde iki kahve renkli kanat vardır. Dişiler oval erkekler ise daha ince yapıdadır, halk arasında KARAFATMA olarak da anılırlar. Genelde lağım sistemi, bodrum, depo, bina boşlukları ve daha az olarak ta ev içlerinde yuvalanırlar. Havalar ısınınca komşu binalara kadar her yeri istila ederler, kış aylarında ana yuvalarına çekilirler. Ömrü 6 aydır, her türlü gıda ve organik maddeyi yerler.

"Dizanteri, Gıda zehirlenmeleri, Verem, Gastroenteritis, Antrax, Pnomoni, Hepatit, Mantar hastalıkları, Astım, Allerjik Reaksiyon gibi çeşitli hastalık mikroplarını taşır ve bulaştırırlar"




...KARINCALAR

 


2-4 mm büyüklüğünde siyahtan kahverengiye, kırmızıdan siyaha kadar renklerde bir çok karınca türü vardır. Kanatlı karınca türü ise 5-8 mm uzunluğunda kahverengi olup iki adet uzun kanadı vardır.Yuvalarını su ve yiyecek kaynaklarına yakın yaparlar ve rotaları da bu eksendedir.

Ev içinde görülenler genelde işçi karıncaların yiyecek aramalarından kaynaklanır. Süpürgelikler ile çatlaklarda, deliklerde, saksı içlerinde yuvalanırlar. Koloniler halinde yaşarlar. "Salmonellosis ve staphilacoc enfeksiyonlarına sebep olurlar."





...KARA SİNEKLER

 


0.5-1 cm boyunda siyah gri renktedirler. Çöp ve gübre gibi nemli organik madde bulunan yerlere 100-150 tanesi yığın halinde yumurtalarını bırakır. Çıkan larvalar organik maddelerle beslenir ve sıcak havada ortalama 7-8 günde sinek olarak uçar.

Çok çabuk ürerler. Her türlü gıda ve çöp artıklarıyla beslenirler ve ortalama 3 km uçarak çevrede insanların yaşadığı her yeri istila ederler ve vucutlarında çok çeşitli hastalık mikropları taşıdığı için her dolaştığı şeye mikrobu bulaştırırlar. Zira her 5 dakikada bir gezdiği yerlere dışkı bırakırlar.




...KENE  (Rhipicephalus sanguineus)

 


3 mm kadar kırmızı kahverenginde yassı, oval bir parazittir. Kan emerek büyürler.keneler köpek dışında hayvanlarla insanlara da yapışıp kan emerler. Dışarıda keneler çimenlerde, çalılıklarda ve hayvan barınma yerlerinde bulunurlar ve buradan geçen hayvanlara yapışırlar. Hayvanlar vasıtası ile evlerin içine kadar gelirler. Ev içinde bir dişi çatlağa, yarığa yumurta bırakırsa bir kene hafta içerisinde yüzlercesi oluşur.

Başta köpekler olmak üzere birçok diğer hayvan ve insan üzerinde yaşarlar. Köpeklerde, yetişkinleri kulak ve ayaklarda yaşarken, daha ufaklara sırt bölgesinde rastlanır. Doğada bitki ve otların üzerinde durup, oradan geçecek bir hayvanın üzerine atlarlar. Herhangi bir hayvan üzerinde girdikleri evlerde hızla çoğalırlar ve üzerinde beslenecek hayvan bulamazlarsa insanlara musallat olabilirler. Hiçbir şey yemeden sekiz aya kadar yaşayabilirler. İnsanlarda etkili çeşitli hastalıklar ve bakteriler taşıdıklarından, mücadele edilmeleri önem arz etmektedir.




...ÖRÜMCEKLER

 


Parazitlenmezler, hastalık bulaştırmazlar, yağmacılıkla, böcekleri yiyerek beslenirler. Çok türleri vardır. Boyları türe göre değişir. Bazıları insanda, sokarak zehirlenme yapar. Genellikle boyun, el, yüz, omuz ve kolundan sokarlar Evlerin loş karanlık ve nemli yerlerine yuvalanırlar.

Sokulan yerde yanma, ağrı başlar kaşınır ve şişer, titreme bitkinlik oluşur. Nabız artması ve soğuk terleme görülür ısırık yerinde bir birine yakın iki nokta var ve Başa Döndaki belirtiler oluyorsa örümcek düşünülebilir.



...PİRE  (Centocephalides  felis)

 


Siyah kahverenkli, 2 mm boyunda katlı yapılı altı bacaklı olup vücudunda ve bacaklarında kılları bulunur. Sıçrayan yapıdadır, dikey 20 cm, yatay 40 cm zıplarlar. Hayvan, insan, toz ve kuş piresi şeklinde türleri vardır. Çok çabuk popülasyon yaratır, haftada 2,000 yavruya ulaşabilir. Yumurtalarını toz, toprak içine ve zeminlere dağınık vaziyette bırakır.

Uygun ısıda 8 –10 günde evrimleşerek pire olur, ısı yeterli değilse 80–90 güne kadar uzar. Yumurtlamak için kan emerler bu sebeple canlıya ve insana hemen anında hücum ederler canlı üstüne çıktığı için evlere kolay taşınır, geceleri uyutmaz ısırır, ciltte noktacıklar halinde ısırık izleri çamaşırda kahverengi pisliğinin lekeleri gözlemlenebilir. En çok hayvanların dinlenme alanlarında görülür ve ürerler. Tifüs ve Veba hastalığı bulaştırırlar.




...BİTLER

 


Çok küçük sarı renkte 2-5 mm boyunda dış parazittir. memelilerin ve insanların vücudunda kanlarını günde 2-3 kez emerek yaşarlar. Erişkinler uzun süre gıdasız yaşayabilir. Baş, vücut ve kasık biti şeklinde çeşidi vardır. Saç ve çamaşırlara yumurtasını (sirkesini) kuvvetlice yapıştırır. Kasık biti kasık arasında deri içine girip yerleşir.Yaşanılan ortamdaki eşya ve kişinin şahsi eşyası ile de yayılırlar.

Ev içi ve okul gibi toplu yaşama alanları da kolay bit yayılma yerleridir. Kış ve temizliğin yetersiz olduğu ortamlarda sıkça görülür. Bitlerin ısırdığı yerlerde şiddetli kaşıntı olur.Deri koyu esmerleşir, leke ve papuller oluşur. Buralarda bakteriler yerleşirse fronkülosis impetigo gibi enjeksiyonlar oluşur. Tifüs ve hummalar gibi önemli hastalıkların da etkenidir.




...SİVRİ SİNEKLER

 


Anofel ve Küleks olmak üzere iki ana gruba ayrılır ve birçok türleri vardır. Temiz, sıcak, serin, kirli her türlü su birikintilerinde ürerler, Yumurtalarını su birikintilerine tek tek ve grup halinde bırakırlar. Larva ve Pupa (kurtçuk) döneminden sonra uygun ısıda 8-9 günde ergin sinek haline gelir. Dişileri yumurtlamak için canlı kanı emmek zorundadır.

Bu sebeple insanları çok rahatsız ederler. Nemli ve loş ortamlarda barınırlar. Geceleri faaliyet gösterirler. Erkekleri meyve ve bitki özsuyu ile beslenirler. En az 3 km uçarak ürediği yerin çok geniş mesafelerine kadar yayılırlar ve canlıların yaşadığı ortamda yoğunlaşırlar.

" Anofeller Sıtma hastalığını yaymada rol oynar. Ayrıca Fil hastalığı, sarı humma, Nil humması, Beyin iltihabı gibi hastalık yayılmasında da önemli rolleri vardır."




...TAHTA KURULARI

 


Erişkin tahtakurusu oval, yassı, çok ayaklı 2 - 5mm boyunda, pas kırmızısı rengindedir. Ezilince pis kokar ve kan çıkar. Erginleri hiç beslenmeden 550 gün yaşayabilirler.

Kümeler halinde 200 civarında yumurtayı yapıştırarak çatlaklara bırakırlar evlerde insanın yaşadığı yatak odaları, çekyat, dolap içleri, karyola yatak kenarları, duvar delikleri ve tahta aksam ayrıkları ile yatakhaneler gibi yerlere yuvalanırlar insanları ısırıp ağırlığının 5 –6 katı kan emerler, emdiği yer şişer ve çiban gibi kızarır.

Özellikle geceleri aktiftir, insana uykuda hemen hücum eder, evden eve eşya ile yayılır. Pasteurella pestis, allerjik reaksiyonlar M.Leprae, Bacillus anthracis, B.Recurrentin gibi bir çok hastalığı bulaştırırlar.





...TATARCIKLAR

 


Küçük vücudu sık kıllarla örtülü, donuk sarı renkli, 1,5 - 3 mm boyunda sineklerdir. Doğada hayvan barınaklarında, mağaralarda, evlerdeki loş yerlerde yaşar ve geceleri insanlardan, hayvanlardan kan emerler. Yumurtalarını bitkisel ve yaş atıkların üzerine bırakırlar.

Şark çibanı, humma gibi hastalıkların yayılmasında rol oynar.Tatarcık humması, akut, hafif seyirli, enfekte kişide sınırlı bir gelişimi olan ve tatarcık sineği ısırmasıyla bulaşan virüs etkenli bir hastalıktır. İnsanlar dışında bu virüslerin hastalığa neden olduğu başka bir canlı türüne rastlanmamıştır. Tatarcık sinekleri; tropikal bölgelerde yıl boyunca hastalık bulaştırabilirlerken, daha soğuk iklimlerde sadece sıcak aylarda etkilidirler.





...ARI

 

0,5–1 cm boyunda altın sarısı ve kahverengi dalgalıdır. Bal ve eşek arısı gibi türleri vardır. Duvar deliği, ağaç, çatı arası ev gibi yerlere petek yuva yaparak yerleşirler.

Grup halinde yaşar çiçeklerden polen ve nektar toplar, depolar kışın bununla beslenirler. İnsanları ısırarak alerjik reaksiyona sebep olurlar.



...ÇIYAN (Class chilopoda centipede)

 



3–10 cm büyüklüğünde 2-8 mm eninde yassı halkalı etrafında 17 çift anteni olan zehirli canlılardır. Gündüzleri evlerin nemli, loş ve karanlık yerlerinde, taş altlarında, deliklerde gizlenirler. Geceleri dolaşır, böcek ve solucanlar ile beslenir, insana saldırmazlar.

"Çıplak ayakla dolaşırken, terlik, ayakkabı giyerken sokarlar. Isırdığı yerde bir birine benzeyen iki tane koyu renkte iz görülür ve örümcekteki gibi zehirlenme belirtileri ortaya çıkar." Rutubetli alanlarda yaşayan yırtıcı (predator) haşerelerdir. Böcek ve örümcekleri geceleri avlayarak beslenirler. Kırkayakların her vücut segmentinde iki çift ayakları olmasına karşılık, çıyanların bir çift ayakları olması bu iki türün ayırt edilmesini sağlar. Çok uzun ayaklarıyla tanınan ev çıyanları hariç, nadiren iç mekanlarda görülürler.



 


...AKREP

 


2,5–5 cm civarında türüne göre siyah, sarı, kahverengi, mavi olabilir. Böceklerle beslenirler. Genelde taş duvar kovuklarında, toprak deliklerde, bodrum, çatı, ahşap bina, depo, moloz yığını gibi yerlerde yuvalanırlar. Yuva ve yiyecek bulmak için binalara yaklaşır veya girerler. Ev içine girince yatakta, ayakkabı içi gibi her yerde rastlamak mümkündür. Geceleri aktiftirler. Gündüzleri karanlık ve serin yerlerde, yuvalarında geçirirler.

Bahar ve sonbahar yağmurlarıyla aşağıdaki yuvalarını su basınca bina içerisine girişleri sıklaşır. "Çok zehirlidirler. Koruma içgüdüsüyle temas edince sokarlar. İnsanlarda hayati tehdit oluştururlar." Akrepler böcek yiyerek beslenirler. Yiyecek bulma ve korunma amacıyla açık noktalardan bina içlerine girerler. İç alana girdiklerinde elbise, ayakkabı, yatak gibi risk yaratan noktalarda dolaşırlar.





...AKAR

 


İnsan hayvan ve bitki gibi canlıların yaşadığı ortamda canlı artık ve döküntüleriyle beslenen, gözle görülemeyen başı, gövdesi, bacakları ve de birçok türü olan canlılardır. Özellikle tozlu bakımsız evlerde tavuk, güvercin ve farelerde, bazen suda ve otluk alanlarda çok yaşarlar.

"Allerjik reaksiyonlara neden olurlar, özellikle astımı ve allerjisi olanlar dikkat etmelidir.




...GÜVE

 


3 mm boylarında küçük ve oval böceklerdir.Önce kurtcuk olarak yaşar, sonra Kelebek şekline dönüşerek yumutlar, Bunlar insanlara zarar vermez ama kişisel eşyalara, giysilere zarar verirler. Güveler hayvan kılından yapılmış her türlü eşya üzerine yerleşirler ve yerler. (Kaşmir, yünlü, ipekli giysiler gibi)





...KULAĞA KAÇAN

 


Evlerde yarık ve çatılarda saklanır ve genellikle geceleri dolaşır. Bitki artıkları, ölü hayvan ve böceklerin parçaları ile beslenirler. Seri hareket ederler. Uyku halinde iken insanların burun, ağız ve kulak deliklerine girme ihtimalleri vardır. Görüldüğü mekanda ilaçlama yapılması gerekir.





...TESBİH BÖCEĞİ

 


Gri renkte ve çok kısa ayakları vardır. Dokunulduğunda kıvrılarak top şeklini aldığı için halk arasında tesbih böceği olarak adlandırılır. Rutubetli ve sebze artığı olan her türlü yerde yaşar, mahzen ve bodrum gibi yerleri severler. Saksı bitkilerine zarar verirler.





...GÜMÜŞCÜN (Order thysanura silverfish)

 


Gri renkli, 1-2 cm uzunuğunda balık görünümünde ve sık ayaklıdırlar. Çok seri hareket ederler. Bu haşerelere evlerde çok sık rastlanır, ayrıca fırınlarda bina duvarlarında sıcak yerlerde barınırlar. Hububat içerisine de girer ve yerleşirler. Kağıt ve kumaşla da beslenirler.





...KIRKAYAK (Class dilopoda american millipede)

 


Bina içerisinde; bodrumda, katlarda ve evlerin balkonlarında, bina dışarısında; rutubetli yerlerde, yaprak altı ve gübrelik yerlerde yaşarlar.





...SALYANGOZ

 


Sularda ve nemli çayırlarda yaşayan, değişik ebat ve şekillerde çok değişik türleri vardır. Kabuklu bir türdür. Gezdikleri yerlere sıvılarını bulaştırır. Bitkileri yiyerek yaşamları sürdürürler. Küçük türleri çoğu kez bahçelerde süs bitkilerini sararak kurumasınasebebiyet verirler.

"İnsan barsaklarında yaşayan ve halk arasında barsak kurtları adı verilen ve çok çeşidi olan bu canlıların bazılarına ara konakçılık yaparak insanlara yayılmasında rol oynarlar."




...EV FARESİ (Mus domesticus)

 


Çok küçük 3 cm civarındadırlar ve fındık faresi olarak ta anılırlar, renklerigenelde gridir, büyük kulakları, küçük gözleri ve burunları vardır. Pislikleri siyah pirinç büyüklüğünde ve ovaldir. Pisliğini etrafa saçar, yuvasını gıda merkezlerine yakın oyuk ve boşluklarda yapar, ev ve iş yerlerine yerleşir, çok iyi tırmanıcı ve sıçrayıcıdırlar. Çok çabuk ürerler, gebelikleri 18-21 gün sürer ve her seferinde 5-8 arası yavru yaparlar. Yılda 5-10 döl verir. Çok güçlü koku duyuları vardır. Yetişkin bir ev faresi 0.5 cm delikten geçer ve 4 metre yüksekten atlayabilir.

Sıçan ve fareler genellikle sevilmez ve kimse bu zararlıları ev veya işyerinde görmek istemez. Kemirgenler dış alanda her türlü ortamda yaşar ve iç alanlara herhangi bir zamanda girebilirler ancak bu durum daha çok sonbaharda gerçekleşir. Bunun sebebi havaların soğuması değil, kemirgenlerin dış alandaki besin kaynaklarının tükenmesi ve yeni kaynak arayışlarıdır. Fareler mükemmel tırmanıcılardır ve çatı aralarından, havalandırmalardan, kablo yuvalarından, kanalizasyondan, bacalardan ve garajlardan binalara giriş yapabilmektedirler. Özellikle kapı altlarından kolaylıkla geçerler.





...ÇATI SIÇANI  (Rattus rattus)

 


Ergin çatı sıçanı, kuyruğu hariç 16-21 cm boyunda ve 80-300 gr ağırlığındadır. Sivri burunu, iri kulak ve gözleri olup, kahverengi veya siyah tüylere sahiptir, çok iyi tırmanıcıdırlar. Bina içleri ve altında, çatısında, çöp ve odun yığınları içinde yaşarlar. Erginlerin dışkıları lağım faresinin dışkısı gibi fakat sivri uçludur.

Çatı sıçanı 4 ayda ergin hale gelir ve 12 ay yaşarlar. Bir keresinde 4-8 yavru doğurur ve yılda 6 döl verebilirler. 12 mm den büyük aralıktan kolayca geçebilirler. "Sıçanlar Leptospirosis, Selmonella, Brucellosis, Kuduz ve Şap gibi bir çok hastalığı yayarak büyük tehlike teşkil ederler."





...LAĞIM FARESİ-NORVEÇ SIÇANI (Rattus norvegicus)

 


Ergin lağım faresi kuyruğu hariç 18-25 cm boyunda ve 200-600 gr ağırlığındadır. Küt burunlu, küçük kulak ve gözlere sahip, kaba tüyleri kahverengi siyah karın bölgesi gri beyaz arası bir renktedir. Lağım fareleri daha çok kanalizasyon sistemi, binaların bodrum ve alt katları ile depolarda, bina dışında ise nehir kenarlarında, yol boyunca toprak altında, çöp yığınları ve beton altında yuva yaparlar.

Erginlerin dışkıları iki ucu küt kapsül şeklinde ve 20 mm kadar uzunlukta olabilir. 2-5 ayda ergin hale gelir, bir yıl yaşarlar. Gebelikleri 3 hafta sürer. Bir keresinde 7-8 yavru doğurur ve yılda 3-6 döl verebilirler. Güçlü koku ve işitme duyularına sahiptirler. 12 mm den büyük aralıktan kolayca geçebilir, 15 metre yükseklikten atlayabilirler. Kemirmeyi severler ve en çok elektrik kablolarını kemirdiği için de sık sık yangınlara sebep olurlar.

Diğer sıçanlara göre Lağım sıçanlarının vücudu nispeten daha ağır olup, göz ve kulakları daha ufak ve kuyrukları daha kısadır. Büyük olmaları sebebiyle konutlarda farelere göre daha az bulunurlar.





...YILAN

 


Çıngıraklı yılanın başının ön kısmındaki yüz çukurlarında ısı algılayıcıları vardır. Yılan bunları kullanarak çevresindeki canlıların vücut sıcaklıklarının neden olduğu kızıl ötesi ışınlarını saptar. Bu saptama, ortam sıcaklığındaki 1/300'lük bir derece artışını saniyenin binde 35'i kadar kısa bir sürede tespit edebilecek kadar hassastır. Hatta bu hassasiyet o kadar fazladır ki yılan, kendisinden uzaklaşmış olan avının ayak izlerinden yayılan ısıyı tespit ederek de avını takip edebilir.

Yılanın bu hassas ısı algılama duyusu sadece av bulmaya yaramaz. Yılan soğukkanlı bir hayvandır. Yaşadığı ortam ancak 30 derecenin üzerinde olduğunda normal yaşamsal faaliyetlerini devam ettirebilir. Bu nedenle ısı algılayıcıları, kışları geçirecekleri sıcak bir mağara veya ağaç kovuğu bulmalarında yılanların en büyük yardımcılarıdır. 14 yılan türünden sadece ikisinde ısı algılayıcılar vardır. Bu iki türün sahip olduğu algılayıcılar arasında da yapısal olarak farklılıklar vardır. Örneğin engerek yılanlarındaki algılayıcılar başının ön tarafında, gözlerinin aşağısındaki açıklıkları ileri doğru bakacak şekildedir.

Çukurlar birkaç milimetre çapında ve 5 mm. kadar derinliktedir. Çukurun içi bir zar aracılığı ile ikiye ayrılır. Böylece iç ve dış odacık olarak adlandırılan bölümler oluşur. Yılanın kafasında, zarın içine doğru sonlanan ve "trigeminal" olarak adlandırılan iki sinir kolu vardır. Avın bedeninden yayılan ısı, elektrik sinyallerine çevrilir. Trigeminal sinirin görevi ise bu sinyalleri beyne göndermektir. Beynin ısı sinyallerini algılayan kısmı ise "terminus"tur.

Sinir kolu bu bölgeye yaklaştıkça üzerindeki özel kaplama malzemelerini kaybetmeye başlar. En sonunda geniş ve yayvan bir yapı halini alır. Bu yapının uçlarında mitokondri denen küçük hücresi dogadaki muhendislikel yapılar mevcuttur. Isı uyarısı bunlara uğradıklarında yapısal olarak değişime uğrar. İşte avın algılanması da bu değişim sayesinde gerçekleşmektedir. Bugün bu algılama sisteminin nasıl çalıştığı tam olarak bilinmemektedir. Bilim adamlarının bu konudaki ortak kanısı algılamanın tamamen özel yapıdaki karmaşık bir süreç sonunda gerçekleştiğidir.





...AĞAÇ KURDU VE MOBİLYA BÖCEĞİ

 


Ağaç kurdu eski tahta eşyada, pencere, kapı, parke ve mobilyanın ağaç aksamlarında yerleşir ve dehlizler açarak ilerler. Bu arada kemirdikleri ağacın tozları dışarı dökülür. Bazen geceleri sessizlikte, delik açarken sesi duyulabilir. Mobilya böceği büyük toplu iğne başı büyüklüğünde, kahverengidir.

Özellikle mobilyaların kumaş ve içindeki dolgu maddeleri (kamış, saman, ot vs.) arasında yuvalanırlar. Kumaşı deler, yıpratır, ölenleri mobilyanın altına dökülür





...ÇEKİRGE

 


Kalın, köşeli gövdesi ve zıplamasını sağlayan uzun arka bacaklarıyla çekirgeleri çoğu insan kolaylıkta tanır. Deve çekirgeleri bronz ile kahverengi renklerde olup, gövdesinde büyük bir kambur bulunur. Çok uzun arka ayakları, uzun ince antenleri bulunurÇekirgeler genellikle dış alanlarda yaşar ve ürerler.

İç alanlara yiyecek, nem ve sığınma amaçlı girerler. Yetişkinleri kuvvetli ışık tarafından çekilir ve uçabilme özellikleriyle, özellikle yaz aylarında camlardan girebilirler. Çatlak ve deliklerden de bina içlerine girerler. Giysilere, özellikle kirli olanlarına beslenme amaçlı zarar verdikleri bilinmektedir. Deve çekirgeleri iç alanlarda genellikle kiler, bodrum gibi yerlerde yaşarlar